| | Üretsiz Blog oluştur

kandiloglu

DİRENME GÜCÜ

SARI ÖKÜZ

Aslan sürüsü, sığır sürüsüne dadanmış. Her gün saldırı… Kimi gün bir öküz kimi gün bir aslan yaralanıyor, ölüyor… Bıkmış usanmış sığır sürüsü. Elçi göndermişler, barış için. Aslanlar, “Tamam barış yapalım ama şu sizin sürünün içindeki sarı öküz bize ters bakıyor. Ondan hoşlanmıyoruz. Onu bize verin, barış yapalım”  demişler. Sığırlar toplanmış. Sürünün en savaşçı üyesiymiş istedikleri. Yaşlı öküz karşı çıkmış, “Vermeyin sarı öküzü” demiş ama dinletememiş. Sürünün akıbeti için, savaşın bitmesi için sarı öküz feda edilmiş…Birkaç gün sonra Aslanlar, “Şu kara öküz de, tıpkı sarı öküz gibi bize ters bakıyor. Onu verin bize. Yoksa barışı bozar, saldırırız…” Sürü toplanmış, tartışmış ve sonunda kara öküzü de vermişler. Birkaç günü huzurlu geçirmiş, sığır sürüsü. Ama sonra aslanlar yine gelmiş. Bu kez alacalı öküzü, birkaç gün sonra genç bir sığırı istemişler. Bu durum aylarca devam etmiş…Gün gelmiş, sığır sürüsünün sayısı azalmış. Artık aslan sürüsüne direnecek sayı ve güçleri kalmamış. Aslanlar istedikleri an gelip, içlerinden birini alıp gidiyor ve bu duruma karşı hiçbir şey yapamıyorlarmış.  Yaşlı öküz"e sormuşlar, “biz nerede hata yaptık?” diye. Yanıt acı vericiymiş: “Sarı öküzü verdiğiniz gün savaşı kaybettiniz. Direnme gücünüzü kaybettiniz. Hatayı sarı öküzü vererek yaptınız

Kanaatkarlık

 Kanaatkar Karınca

Süleyman (a.s) rastladığı bir karıncaya sorar:

-Ey Karınca sen bir yıl boyunca nekadar yersin? Ne ile idare edersin?
Karınca cevap verir:
-Ben bir yıl boyunca sadece bir buğday tanesi yerim, o bana yeter der.
Bunun üzerine Hayvanlarla konusabilme mucizesi verilen Süleyman Peygamber bunu sınamak, denemek ister ve karıncayı alıp bir kabın içerisine bir buğdaz tenesi ile birlikte koyar ve bir yıl başka birşey vermez..
Bir yıl geçer ve sonra kabı açıp bakan Allah'ın Peygamberi Buğday tanesinin yarısını yiyip yarısını bırkan karıncaya sorar:
-Ben sana sorduğumda ''ben yılda bir buğday tanesı ile yetinirim'' demiştin ve lakin, görüyorum ki sen buğdayın sadece yarısını yemişsin der..
Buna cevap olarak Karınca der ki:
-Önceki yıllarda benim rızkımı Allah( c.c) veriyordu, ama bu yıl bu yükümlülüğü siz üzerinize aldınız; Bu sene bana buğdayı vediniz ama seneye bunu vermeyi unutursunuz belki diye yarısını yedim, yarısını gelecek seneye bıraktım der..